PARAGRAF ÇÖZÜM TEKNİKLERİ-1

2006-09-06 02:01:00

PARAGRAF

Paragraf soruları aslında çözümü en kolay olan sorulardır. Doğrudan bilgi gerekmediğinden biraz dikkat, biraz gayret bu soruların çözümünde yeterlidir. Önemli olan her cümlenin ana fikrini bulmaktır. İlk önce soru, sonra parça okunmalıdır. Direkt parçayı okumak bize zaman kaybettirir. Çünkü parçayı neden okuduğumuzu bilemediğimizden amaçsız bir okuma olur. Bu nedenle ilk önce soru, sonra parça, sonra şıklar incelenmelidir. Önce alış veriş sonra fiş. Unutmayalım, paragraf soruları zor sorular değildir. Sorulardan kaçmamalı, onların üzerine gitmeliyiz. Birçok arkadaşımız paragraf sorularını görür görmez başka sorulara geçiyor. Ancak, bu soruların kolay olduğunu bilen diğer arkadaşlarımız hem paragraf sorularını hem de diğer soruları çözdükleri için haklı olarak fark atmaktadırlar.

 

Paragraf Sorularının Çeşitleri:             

1.        Ana fikir                                

2.        Yardımcı fikir (olumsuz sorular)     

3.        Konu (duygu, kişilik)                     

4.        Başlık                                             

5.        Paragraf tamamlama/ Araya cümle 

6.        Paragraf oluşturma                          

7.        Paragrafın ikiye ayrılması              

8.        Düşüncenin akışını bozan cümle     

9.        Anlatım biçimleri                            

10.     Düşünceyi geliştirme yolları            

11.     Paragrafın sorusu                           

12.     Düşsel Öğeler/ Duyu Aktarımı         

                                              

Bu başlıklar içerisinde en önemli olanı Ana fikirdir. Ana fikir halledilirse diğer konular rahatlıkla halledilir.  Bazı konulardan seyrek olarak soru çıkmaktadır (paragraf oluşturma, başlık...).

 

ANLATIM TEKNİKLERİ:

a)        Açıklama: İlk planda bilgi verme amacı güdülür. Okuyucu bir konuda aydınlatılmaya çalışılır. Makale, deneme, fikir yazıları ve bilimsel yazılarda sıkça kullanılır.

b)        Tartışma: Yazar okura kendi görüşünü benimsetmeye çalışır. Okur bir konuda yönlendirilir. Devrik cümleler ve soru cümleleri hakim olabilir. Bence, bana göre, benim anladığım... gibi ifadelere dikkat edilmelidir.

c)        Öyküleme (Hikaye etme): Olay-kişi-yer-zaman birliğine dikkat edilmelidir. Olay akış halinde verilir. “di’li geçmiş zaman” ve “geçmiş zaman” ifadelerine dikkat edilmelidir.

d)        Betimleme (Tasvir etme): Kelimelerle tablo çizme sanatı da denilebilir. Seçilen kelimelerle anlatılan şey gözümüzde canlandırılır. Ruhi portre ya da dış görünüş portresi çizilir. İzlenimsel veya açıklayıcı olabilir. Sıfatlar ve benzetmeler çok sık kullanılır.

 

DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI:

a)        Tanımlama: “Bu nedir?” sorusuna cevap olabilecek cümlelerden faydalanılır. Yalın bir anlatımla doğrudan bilgi verilir. Anlam yoğunlaşması vardır.

b)        Karşılaştırma: İki fikrin ya da kavramın ortak veya karşıt yönleriyle kıyaslanmasıdır. Burada önemli olan ortak özelliği olan iki kavram veya nesne vs. kıyaslanmalıdır. “İSE” ifadesine parçada dikkat edilir. Patlıcan ile şiir kıyaslanamaz. Bu “Benzetme” olur.

c)        Örnekleme: Soyut bir düşünceyi somutlaştırmak amacıyla örneklerden faydalanmaktır.

d)        Tanık Gösterme: Düşünceyi ispatlamak amacıyla dalında otorite sahibi, tanınmış, güvenilir kişilerin görüşlerine yer vermektir. Kişinin görüşü “............” şeklinde verilir. Ancak tırnak içindeki örnekler bizi yanıltmamalıdır. “Beyaz Lale” Ömer Seyfettin’in.... gibi. [Paul Valery: “Arslan yediği parçalardan oluşur.” diyerek medeniyetlerin kültürlerden oluştuklarını söyler.] à Tanık Gösterme.

e)        Sayısal Verilerden Faydalanma: İstatistiki bilgilere yer verilir. Rakamlar bulunur. %... ifadelerine dikkat edilir.

f)        İlgi Kurma: İki durum ya da kavram arasında bağlantı kurma.

Örnek:

Eylülde Kaçkarlar’ın çevresinde “kestane karası fırtınası” gelip çatar. Kestanelerin dökülme zamanıdır artık. Yöre insanı için kestanenin hem meyvesi, hem de kerestesi çok değerlidir. Çünkü evlerin özellikle dış cephesi bu ağaçtan yapılır. Rüzgarlar vadilerde uğuldamaya, yapraklar dökülmeye başlamıştır bugünlerde. Karın habercisi olan “karakuş” birazdan pencerenin pervazına tüner. Derinden kurt sesleri gelir. Orman tüm yaşamıyla hazırdır uzun ve beyaz kışa.

ÖSS-2000

Bu parçanın anlatımında Açıklama, Öyküleme, Betimleme bir arada kullanılmıştır.

 

PARAGRAFTA YAPI:

Paragraf düşüncenin yoğunlaştığı bölümdür. Fikir bir cümleye ya da paragrafın bütününe sindirilmiş olabilir. Paragraf küçük bir metin olduğu için giriş-gelişme-sonuç bölümleri vardır. Girişte fikir hakkında kısa bilgi verilir. Gelişmede yazdığımız yollarla fikir geliştirilir. Sonuçta yazar bir hüküm verir.

Giriş: Bu bölümle ilgili çıkan sorular parça başına getirilecek cümle veya giriş cümlesi olabilecek cümle sorulardır.

Parça başına getirilecek cümle şıklardan bulunurken şık ile parça arasında anafikir, üslup, konu açısından paralellik bulunmalıdır.

“Aşağıdakilerden hangisi bir parçanın giriş cümlesi olabilir” şeklindeki sorularda nelere dikkat edilmelidir:

-          Giriş cümlesi geliştirilmeye müsait olmalıdır. Açıklanabilmelidir.

-           Daha öncesini hatırlatan ifadeler bulunmamalıdır.

-          Böylece, ama, fakat, lakin, bununla beraber...vs. ifadeleriyle başlamamalıdır.

-          İçinde “de” bağlacı bulunmamalıdır.

Gelişme: Girişte ortaya atılan fikir açıklanır. Anlatım Teknikleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları’na başvurulur. Düşüncenin akışını bozan cümle, araya cümle alma, iki paragrafa ayırma soruları gelebilir. Düşüncenin akışını bozan cümle sorularında her cümle kendisinden önceki cümleyle bağlantılı olmalıdır. İlgisiz cümle doğru cevaptır. Ayrıca “özel ve genel anlam” olarak da incelenebilir. Araya cümle alma sorusunda “...............” şeklinde verilen cümle “açıklayanaçıklanan mı” dikkat edilmelidir. “Numaralı yerlerden hangisinden önce, sonra ya da numaralı yerlerden hangisine” noktalarına dikkat edilmelidir. Ayrıca cümlelerin numaralandırılışına dikkat edilmelidir. Numara cümlenin başında mı yoksa sonunda mı? Son numaraya göre hareket edilmelidir.

Sonuç: Parçanın sonuna getirilebilecek cümle. Son cümledir. Hüküm bildirir. Parçayla anafikir, konu ve üslup açısından paralellik gösterir.

 

Örnek:

(I)Rize’nin Pazar ilçesinde, Verçenik Yaylası’na gidecek minibüse bindiğimizde, uzun süren otobüs yolculuğunun yorgunluğunu unutmuştuk. (II)Yaklaşık beş saat süren minibüs yolculuğundan sonra, kararlaştırılan buluşma noktasına ulaştık. (III)Oradakilerle hoş beşten sonra çadırları kurduk; sırt çantalarımızı boşalttık. (IV)İlk günler için getirilen taze yiyeceklerle, hemen küçük bir ziyafet sofrası kurduk kendimize. (V)Geceleri fark ettik ki, gökyüzü burada her zaman yıldızlarla doluydu. (VI)Hemen her gece yıldızlara bakarak düşler kuruyorduk.

Yukarıdaki parça iki paragrafa bölünmek istense, ikinci paragrafın kaçıncı cümleyle başlaması uygun olur? Cevap (V)              ÖSS-2000

 

  

(I)Umarım siz benden çok daha fazla yaşarsınız; ama bu yaşlara gelince insanda yaşlılığın farklı bir etkisi oluyor. (II)Yeni bir işe başlarken endişeleniyorsunuz, bitirebilir miyim diye. (III) İtiraf edeyim ki “Köleler ve Tutkular”a başlarken bu endişeyi yaşadım. (IV)Romanda her konu, yazılış süresini kendi belirliyor. (V)Hiçbir kitabımın üzerinde bu kadar yoğun çalıştığımı söyleyemem. (VI)Tam bir ağır işçi gibi sabah 8.30’dan akşam 20.00’ye kadar... (VII)Böylesine yoğun çalışmama karşın, kitabı tamamlamam iki yılımı aldı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) II.        B)III.         C)IV.        D)V.           E)VI.

Cevap: C                 ÖSS-2000

 

Bir öykünün, yer aldığı kitaba adını verebilmesi için kitaptaki öteki öyküler arasında seçkinlik kazanması gerekir. (I)Okuduğum son öykü de bu türden. (II)Olay yine parçalı, kişilerin ağzından tek tek anlatılıyor. (III)Her anlatıcı konunun bir yönünü tamamlıyor. (IV)Kişiler öylesine doğal, içten konuşturuluyor ki hemen her kişi benliğinize girerek sizi zenginleştiriyor. (V)

Düşüncenin akışına göre, “Böylece siz de öykünün bir parçası oluyorsunuz.” cümlesinin yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine getirilmesi uygun olur?

A)I.       B)II.          C)III.         D)IV.        E)V.  

Cevap: E                 ÖSS-2000

Dil, başkalarının düşüncelerini, duygularını öğrenmede temel araçlarımızdan biridir. Bu, kendi düşüncelerimiz için de geçerlidir. Çünkü düşüncelerimizi dilin toprağında oluşturur, geliştiririz. Geliştirdiğimiz düşünceleri de yine dilin yardımıyla başkalarına iletiriz. Böylece...

Düşüncenin akışına göre bu parçanın sonuna aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?

A) hiçbir dil olduğu gibi kalmaz, gelişir ve değişir.

B) dilin yapısı toplumsal yaşamın koşullarına göre biçimlenir.

C) duygu ve düşüncelerin iletimi kendine özgü bir dil gerektirir.

D) dilin, düşünceyi oluşturan ve taşıyıp yayan bir araç olduğu söylenebilir.

E) dillerin gelişimi toplumdan topluma değişiklik gösterir.

Cevap: D                 ÖYS-1995

 

  

Aşağıdakilerden hangisi bir yazının ilk cümlesi olmaya en uygundur?

A)      Yeni öykücüler arasında Türkçeyi bütün güzelliği ile kullananlar var.

B)       Başka öykülerini de dergilerde okumuştum ama bunu hepsinden güzel buldum.

C)       Bunda, tiplerin çok canlı, öykülerinin otobiyografik olmasının da etkisi var.

D)      Bir bakıma, bu son iki kitabı birer dil olayı olarak değerlendirilmelidir.

E)       Birçok yeni öykücünün, buna gereğinden fazla önem verdiğini gördük.

Cevap: A                         ÖSS-1987

 

Her şeyden önce, sanatçının, baş kişisi kadın olan tek romanıdır. Romanın hemen tümü, kahramanın güncesinden oluşmakta ve yaşadığı olaylar birinci tekil kişi olarak onun bakış açısından anlatılmaktadır. Ayrıca, genellikle ele aldığı kentli aydın tipleriyle tanıdığımız yazarın bu yapıtının kahramanı bir köylü kızıdır. Bu kızın köydeki yaşantısı belgesel sayılabilecek ayrıntılarla işlenmiştir.

Düşüncenin akışına göre bu parçanın başına aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A)      Sanatçı, bu yapıtında yerellikten yola çıkarak evrenselliğe ulaşabilen bir yazar olma özelliğini korumuştur.

B)       Bu roman, birçok yönüyle sanatçının öteki romanlarından oldukça farklı özellikler taşıyor.

C)       Bu romanın kahramanı, gelişme çağında kentli ailelerin yanına evlatlık verilen bir köylü kızıdır.

D)      Bu romanda yazar, eğitim düzeyi çok düşük bir köylü kızının konuşmasını, doğallığını bozmadan, ustalıkla işliyor.

E)       Sanatçı bu romanda, kentin insanıyla kırsal kökenli insanların ilişkilerindeki çelişkileri, iki yüzlülükleri sergiliyor.

Cevap: B                 ÖYS-1994

8717
0
0
Yorum Yaz